2012-05-21 7 İlde Düzenlenen Operasyonda 120 Ton Kaçak Motorin ve 40 Ton Madeni Yağ Ele Geçirildi         2012-05-21 Kültür ve Turizm Müdürleri Marka da Metex İçin Toplandı         2012-05-21 Bitki çayı içerken bunu sakın yapmayın         2012-05-21 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı Akçakoca da Törenlerle Kutlandı         2012-05-21 YAMAN: KENT KONSEYİ AKÇAKOCA KENTİNİN AYNASIDIR...         2012-05-20 DÜZCE AK PARTİDE KAŞIKOĞLU DÖNEMİ         2012-05-20 Düzceli işadamlarına Yeni Türk Ticaret Kanunu ve kurumsallaşma anlatıldı         2012-05-18 BAŞBAKAN TARAFINDAN KABUL EDİLDİLER         2012-05-18 SAADET PARTİSİNDEN KAYMAKAM ÜNAL A ZİYARET         2012-05-17 RANTTAN YANA DEĞİL HALKTAN YANA HİZMET         2012-05-17 NİHAYET BAŞLADI         2012-05-17 Akçakocada Denizcilik Ve Yelken Kulübü         2012-05-17 Camiler 12 saat açık olacak         2012-05-17 Ordu Evi yönetmeliği değişti         2012-05-17 Sevdamız Türkçemiz de birinciler bilgisayarla ödüllendirildi         2012-05-15 HELAL HASSASİYETİNİ YAYGINLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ         2012-05-15 Trafik Ve İlk Yardım Haftası Kutlandı         2012-05-15 YERİNDE KONUŞUYORUZ DÜZCE DE ÇEKİLDİ         2012-05-15 1. ÖZEL EĞİTİM ŞENLİĞİ         2012-05-14 EĞİTİMÇİ YAZAR DOÇ.DR.HALİT ERTUĞRUL İLÇEMİZDE         

Tayyip Erdoğan ın sırrı ne

2011-06-15
Güncel
306 defa okundu...
A A A A A A
Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle

Add to: Facebook

Del.icio.us

Stumbleupon

reddit

Digg

Y! MyWeb

Google

Üst üste üçüncü defa seçim kazanan ilk parti olan AK Parti'nin başarısının sırrı ne?

Öncelikle şu tespiti yapalım: AK Parti, toplumun krizler karşısında tepkisini göstermek için yöneldiği bir parti değil. 2002 seçimlerindeki başarısı ekonomik kriz ve hatta 28 Şubat'a toplumun bir tepkisi olarak okundu. 2007 başarısının arkasında da 27 Nisan bildirisini ve cumhurbaşkanlığı krizini gördük. Seçmen ya eski düzen siyasetçilere veya siyasete müdahale eden askerlere KARŞI AK Parti'ye oy vermiştir dedik. Ama 12 Haziran seçimlerinde artık oylar ne şuna ne buna KARŞI verildi, oylar AK Parti İÇİN verildi. Daha doğrusu AK Parti kimliğiyle özdeşleşen Tayyip Erdoğan'ı seçti insanlar.

Yani, AK Parti yalnız 'laiklik-muhafazakârlık' gerginliğinin egemen olduğu, toplumun kutuplaştırıldığı zamanlarda kazanmıyor seçimleri, normal seçimleri de kazanıyor. Ne ideolojik bir dil durdurabiliyor AK Parti'yi ne de normalleşen siyaset zemininde hizmet ve performansa dayalı rekabet. Hepsinin üstesinden gelmeyi başarıyor.

Bence Tayyip Erdoğan'ın birinci sırrı, partisinin kaderiyle Türkiye'nin kaderini eşleştirebilmesi. Türkiye geliştikçe, büyüdükçe AK Parti de büyüyor. Yeni orta sınıflarıyla, sivil toplumuyla, şirketleriyle, eğitim kurumlarıyla, gençleriyle Türkiye kazandıkça AK Parti de kazanıyor. AK Parti 'yükselen Türkiye'nin taşıyıcı aktörü. Toplum, önünü açan bu partiye destek veriyor kendi önünü açmak, umudunu gerçekleştirmek adına. Çöken bir AK Parti'yle kendi geleceğinin, umudunun, refahının, kazancının da çökeceğini düşünüyor. Yani AK Parti siyasi desteğini toplumun gelecek beklentisine sigorta ettirmiş durumda. Kazanmak isteyen, yükselmek, özgürleşmek isteyen toplum AK Parti'ye seçim kazandırıyor önce. Ardından da kendisinin 'daha iyi, daha güvende, daha müreffeh' olacağını biliyor. Yani, AK Parti için tam bir 'kazan-kazan' durumu.

Yoksa iktidarının dokuzuncu yılında oyunu artırarak nasıl iktidar olabilirdi AK Parti? Üstelik içte çok daha doğru bir muhalefet dilinin geliştirildiği, dışta eleştirilerin zirve yaptığı bir dönemde...

Gelelim AK Parti'nin ikinci sırrına: AK Parti, 1950'den beri hiç seçim kaybetmeyen bir toplumsal kitleye yaslandı, onu arkasına aldı. Bunlar dindar, kalkınmacı, biraz milliyetçi, aynı zamanda epeyce demokrat çünkü ceberut devletin sillesini yemiş 'çevre'nin insanları... 14 Mayıs 1950'den beri hiç seçim kaybetmedi bu kitle, hele CHP'ye karşı.

Tayyip Erdoğan boşuna 'Milli Görüş' gömleğini çıkarmadı. Menderes ve Özal'ın arkasında kendisini Türkiye demokrasi tarihinin üçüncü yıldızı olarak sebepsiz öne çıkarmadı. İkili bir yapıda 1950'den beri gelen geleneğin ve toplumsal aktörlerin sözcülüğüne soyunarak CHP'ye, yani ceberut devleti, jakoben siyaseti ve kayırmacı ekonomik politikaları temsil eden bir partiye karşı çok büyük ve dinamik bir kitleyi etrafında toparladı.

Böyle bir parti 'öte taraf' tarafından seçimlerde yenilemez. Ne kriz anlarında ne de normal siyaset döneminde. Çünkü aslında kazanan bir parti değil sadece, çok geniş bir toplumsal kitle. 1950'lerde de, 1960'larda da, 1980'lerde de aynı parti kazandı seçimleri aslında... Ve 2002'den beri kazanan yine aynı parti. İsimler ve liderler değişiyor, ama kazanan hep aynı parti; demokrasi, refah, adalet ve modernleşme isteyen dindar, demokrat ve kalkınmacı kitlelerin zaman içinde değişen partileri...

Ve AK Parti'nin son sırrı; lideri, liderinin özgünlüğü, özgünlüğünü yaratan 'hikâyesi'. Bu, Tayyip Erdoğan'ı 'hakiki' bir insan ve politik figür yapıyor. Kendi hikâyesinde Türkiye'nin, halkın, sıradan insanların mücadelesini ve 'yükselişi'ni temsil ediyor.

Erdoğan'ın bu sırrı, bizi daha büyük bir sırra ulaştırmalı; demokrasiyi, milli iradeyi, halk egemenliğini geri alınamaz biçimde kurumsallaştırmak ve derinleştirmek. Altmış yıllık bir siyasal mücadele böyle taçlanır...


İhsan Dağı / Zaman

 

İlgili Başlıklar
SON EKLENEN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
RASTGELE FIKRA

Azrail

Temelin artık eceli gelmiş. Azrail her geldiğinde çocuk taklidi yapıp atlatıyormuş.A zrail de çareyi bulmuş, -Temel gel oğlum hadi attaya gidiyoruz.. ...
Haber Arşivi Künye İletişim  |   Giriş Sayfası Yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
0yunlar1 son haberler | bounce tales | nfs oyna