ASRIN FELAKETİ MARMARA DEPREMİNİN 12. YILI TAP TAZE ACILARLA ANILIYOR
17 Ağustos 1999 gecenin sabaha yakın saatlerinde herkesler uykudayken meydana gelen 7,4 şiddetinde depremin merkezi Gölcük ancak çok geniş bir alanı kapsayan şiddetli sarsıntı ile başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve çevre iller olmak üzere değim yerinde ise yerle bir oldu. İnsanlar acı feryatlarla sokağa fırladı günlerce sokaklarda yatıp kalktı yıkılan evlerin altında kalan analar, babalar çocukları için feryatlar yükseldi. Çaresizlik içerisinde enkazların altında 18 bin can ölü olarak çıkartıldı ayrıca yaralı ve organlarını kaybetmiş sakat insanların sayısı binleri aştı. Birçok aileler tamamen yok oldu. Sağ kalanlar günlerce gözyaşı döktü. 12 yıl sonra bugün de hala gözyaşı döküp acı içerisinde kıvranan depremzedelerimiz var. Depremin bıraktığı bu acı asırlarca unutulmayacak iz bıraktı. Yanan yürekler kaybettikleri sevdiklerinin yasını tutuyor. Onlardan kalan resimlere eşyalara bakıp acılar tazeleniyor. 12 yıl sonraki feryatlar yine deprem şehitlerinin mezarında veya evlerde devam ediyor. Cenabı Yaradan bir daha böyle acı tattırmasın. Ancak biz insanlarda tabi ki ülkemizin 1. Deprem kuşağında olduğunu unutmamalıyız. Deprem bilinci içerisinde evlerimizi depreme dayanıklı inşa etmeliyiz. Çok katlı evlerden kaçınmalıyız. Ayrıca olası depremlerde korunma tedbirlerini iyi bilmeliyiz. Düzce'miz ve ilçeleri 1. Deprem bölgesinde olduğundan deprem acısını yüzyıl içerisinde defalarca yaşamıştır. Benim bildiğim 1944 depremi, 1957 depremi, 1968 depreminden sonra 1999 yılı 17Ağustos 12 Kasım depremleri ile ilimiz ve ilçelerinde büyük can ve mal kaybına sebep olan depremlerdir. Bu kadar can ve mal kaybında elbette biz insanların suçu büyüktür. Eskiden Düzce'miz ve ilçeleri yeşil bahçeler içerisinde bir ve iki katlı binalarla daha güzeldi. Bugün bakıyoruz şehirlerimizde çok katlı binalar hızla çoğalıyor. Bunarlın bir kısmı denetimsiz yapılıyor. Birinci kuşak deprem bölgesinde olduğumuzu unutmamalıyız. Yetkililerinde bu konuda çok dikkatli davranması gerekir. Bu büyük acıları bir daha yaşamamak için.
17 Ağustos asrın felaketi depremi yıktığı yaktığı binalar tekrar yapıldı. Şehirlerimizde depremin izleri silinmeye çalışıldı. Hatta şehirlerimiz güzel temiz görünüme kavuştu diyebiliriz. Ancak giden canlar geri gelmez. Acıları bizde onlara kavuşuncaya kadar devam eder. Bu felaketler bizi unutulmaz bir ders vermiştir. Bizde bizden sonraki nesillere bu acıları anlatmalı bari onlar tedbirli olsunlar.
17 Ağustos depreminin 12. Yıl dönümünde kaybettiğimiz canlara Allahtan ( C.c ) rahmet acılı ailelere başsağlığı ve sabır dileklerimizle. Bir daha böyle felaketin yaşanmaması Cenabı Haktan niyaz ederiz. Kalın sağlıcakla.
59092 defa okundu...







