Başlığımızdan anlaşılacağı gibi konumuz yine anayasa değişikliği ve siyasilerin tutumu.
Bir kısım Türk aydınının ve siyasetçisinin kurtulamadığı bir hastalık var “O da halkın cahil olduğu” görüşü. İşi o kadar ileri götürdüler ki AK Partinin hazırladığı anayasa değişiklik paketinin referanduma götürülmesine bile karşı çıkıyorlar.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Demokrasiler de temsil üçe ayrılır.
Doğrudan doğruya demokrasi: Siyasi kararların, çoğunluk esasına göre, yurttaşların oy çokluğu ile doğrudan doğruya şehir - ülke halkı tarafından alındığı yönetim şeklidir. Antik Yunan şehir devletciklerinde böyleydi.
Yarı doğrudan demokrasi: Temsili demokrasinin bazı mahzurlarından kurtulmak ve doğrudan demokrasiye yaklaşmak için yarı doğrudan demokrasi sistemine gidilmiştir. Bu demokrasi türü referandum, halkın kanun teklifi ve halkın vetosu gibi yollarla sağlanmaktadır.
Temsili demokrasi: Yurttaşların siyasi haklarını doğrudan doğruya değil de, kendi seçtikleri ve kendilerine karşı sorumlu olan temsilciler yoluyla kullandıkları yönetim şekline temsili demokrasi denir.
Biz temsili demokrasi ile yönetiliyoruz ancak meclisin çözemediği konularda yarı doğrudan demokrasiye de başvurduğumuz oluyor. Görünen o ki yakın bir tarihte anayasa değişikliği için buna başvurulacak tekrar.
Şimdi siz siyasetçisiniz. Yani halkın kendisini temsil etmesi için gönderdiği kişiler. Anayasa değişikliğni çözüme kavuşturamıyorsunuz ve iktidar partisi referandum öneriyor (ki muhtemelen referandum olacak).
Neden referandumdan kaçmak istiyorsunuz?
Halkın size geçici olarak verdiği yetkiyi, çözüme ulaştıramadığınız bir konuda tekrar halka vermekten neden kaçıyorsunuz? Halka güvenmiyor musunuz? Güvenmiyorsanız, kimden aldığınız yetki ile kime güvenmiyorsunuz?
Yoksa sonucu önceden biliyor musunuz!
Bir diğer konu anayasa nedir?
Anayasa, halkın devlete verdiği, toplumu düzenlemeyi değil devleti sınırlamayı hedefleyen bir yetki beratıdır. (Mustafa ERDOĞAN Prof. Dr., Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Anayasa bir ulusun birlikte yaşamak için oluşturduğu yazılı veya sözlü sözleşmedir. (İngiltere de yazılı bir anayasa yoktur.)
Yani bu sözleşmeyi yenilemenin veya devleti sınırlamayı doğrudan halkın yapmasının hiçbir mahsuru yoktur, olamazda. Aksini iddia edenlerin başka amaçları vardır.
Konuyu toparlayalım anayasa değişikliği hakkında herkesin olumlu veya olumsuz görüşü olabilir, olacaktır ancak demokrasiyi savunan, demokratik bir ülkede yaşamak isteyen hiç kimse referandum kötüdür diyemez dediği an totalitarist bir yaklaşım sergilemiş olur ki bu da halkı yok saymak anlamına gelir.
93443 defa okundu...







