Başlık yanlış algılanmasın, bir yazım hatası yok. Neo-, Yunanca neos yani "yeni" sözcüğünden türemiş ve eklendiği kelimeye en basit tabirle "yeni" anlamı katan veya "yeni" vurgusu yapan bir ön ektir.
Bazı kullanıldığı yerler “Neo klasik iktisat, Neo Liberalizm v.b. dir.
Şimdi Konumuza geri dönelim. Neo AK Parti, 22 Eylül 2011 tarihi Türkiye için belki de bir dönüm noktası olacaktır. Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan bu gün BM (Birleşmiş Milletler) de çok önemli bir konuşma yaptı. Konuşması çok açık ve netti. Konuşmasında Kıbrıs sorunundan, Karabağ’a, Bosna-Hersek’ten, Filistin meselesine ve Somali’de ki insanlık dramına kadar vurgu yaptı ve eleştirilerde bulundu.
Evet, yukarıda saydıklarımın hepsi konuşmasında vardı. Hatta Libya’dan, Mısır’a kadar da uzandı.
Gelelim bu ne demek oluyor; Olan şu Ak Parti dış politikasını bir adım daha öteye taşıyor. Eski politikamız olan, Yurtta sus, Cihanda Sus politikasını Yurtta Çözüm, Cihanda Çözüm politikasına taşımıştı, şu an ise gerçek manada Yurtta Sulh Cihanda Sulh a çeviriyor ve bunu en yüksek mercide BM (Birleşmiş Milletler) de dillendiriyorlar.
Bakın konuşmasında olanlardan bahsedelim, siz İsrail hükümetinin Filistin’de çoluk, çocuk katletmesine üzülmüyor musunuz? Mavi Marmara baskınına? Aranızda Dağlık Karabağ sorunun çözülmesini istemeyen var mı? Ya Kıbrıs meselesi? Başbakanın konuşmalarından bir sonuca bağlanmazsa Kıbrıs’ın 82. Vilayet olacağı ipuçları sezinleniyor. Gelelim Somali meselesine aranızda Somali’ye yardım gönderenler mutlaka vardır. Burada da Başbakan uluslar arası toplumun vicdanlarına seslenerek “HATA YAPTINIZ” diyor.
Sonuç olarak Başbakanımız bizim düşüncelerimizi daha önceleri hiç olmamış bir şekilde orada gayet güzel bir biçimde dile getirdi.
Ben konuşmasını dinlerken Başbakan kükrüyor dedim ama kükrediği yer bir miting alanı değil BM idi. Yani Başbakanımız yeni dış politikamızın ikinci aşamaya geçtiğinin sinyallerini veriyordu.
Ele aldığı konular gayet karmaşık ve zor konular, Allah samimiyeti kadar Yar ve Yoldaşı olsun.
52078 defa okundu...







