• Altın


    141,091
  • IMKB


    77394
  • Avro


    3,9271
  • Dolar


    3,7135
  • Akçakoca

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE OPERASYON

İ. Cahit AYDIN


2013-12-23

cahitaydin@hotmail.com
 

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE OPERASYON

Yapılan bu operasyonunun, sıradan bir yolsuzluk operasyonunu olarak lanse edilmesi kusura bakmayın ama ahmakça ve aptalca bir yaklaşımdır. Bu Milleti aptal, kafası çalışmayan, Ülkelerin hedeflerini okuyamayan salak bir Millet mi zannediyorsunuz…  Bu süreç, ne Başbakan Erdoğan'ı devirmeye ne de iktidarı yeniden dizayn etmeye yönelik siyasi bir operasyondur. Bu operasyonun gerçek hedefi, Amerika, İsrail ve İngiltere öncülüğünde hem enerjiyi hem de para çarkını kendi hâkimiyeti altına almak için içimizdeki figüranlarla Türk Milletinin geleceğine yapılmış bir darbedir.

‘Bu adam yine saçmalıyor’ der gibi seslenişlerinizi duyar gibiyim. Oynanan gerçek oyunları, realiteleri anlatmak zorundayım yoksa bu vebalin hesabını veremem. Hükümeti sevin veya sevmeyin hiç önemli değil. Milletimizin çıkarları için helal olan her şeyi ideolojik olarak bakmadan gerçekleri görmek ve milletimizin çıkarlarını desteklemek zorundayız.

Daha önceki yazılarımızda enerji savaşlarını geniş bir şekilde açıklamıştık ve ‘Enerjiyi kontrol etmek, Dünya’yı kontrol etme hakkını elde tutmak anlamına gelmektedir’ diye belirtmiştim. Peki, enerji nasıl kontrol edilir? Kuyunun veya petrol borunun başında bekleyerek, sayaç takarak mı enerji kontrol edilir, nasıl edilir? Bu sorumuzu aklımızın bir köşesinde saklayarak konuyu daha derin açıklayalım.

Son İstanbul merkezli operasyonlarla, birbirinden bağımsız üç soruşturmanın aynı anda ve saatte sanki bir soruşturmaymış gibi birbirinin içerisinde sunulması, dikkatleri bir başka yöne çekerek, asıl hedef olan Milletin geleceğini ortadan kaldırmaktır. Ortadan kaldırmak istedikleri asıl istenilen Milletin geleceği olan hedef, neresidir? Bu ikinci sorumuzu da aklımızın bir köşesinde saklayarak açıklamalarımıza devam edelim.

Türkiye; % 50 daha ucuz Irak petrol ve gazını alma ve Türkiye üzerinden Dünyaya pazarlama konusunda Irak’la anlaşmaya varmıştır. Petrol ve gazdan cironun aylık ortalama 10 ile 20 milyar dolar, yıllık ise 120 ile 240 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. Ticaretin Türkiye'de bir kamu bankası( Halk Bankası ) aracılığı ile transfer yapılması teklifi yapıldı. Burada Irak petrolleri antlaşması konusunda, şimdilik bir virgül koymamız gerekiyor…

Gelelim Türkiye ile İran arasındaki petrol ticaretine… Türkiye ile İran arasındaki petrol ticaretinin, diğer ülkelerden yapılan alımlardan çok önemli farklı bir yönü vardır. Türkiye, İran'a petrol alımı karşılığında Dolar olarak değil, TL olarak ödeme yapıyordu. Buda Türkiye’nin ihracat-ithalat yönünden, dış ticaret açığını daraltmaktaydı. İran’a Ekonomik Ambargo yüzünden ödemeler, ticaret mallarıyla yapılmaktadır. Ticaret malları içerisinde altın da bulunmaktadır. Bu altın ve TL alış verişi, Halk Bankasının İran’daki şubesi aracılığı ile gerçekleşmektedir.

İran ambargo yüzünden, Dünya Ülkelerinden alacağı olan yaklaşık 115 milyar doları ve bundan sonraki petrol ticaretini Halk Bankası aracılıyla yürütmek istedi. Türkiye’de yılbaşında (Yani 15 gün sonra ) antlaşma yapmak kaydıyla kabul etmiştir ve ayrıca Hint petrollerinin de Halk Bankası aracıyla İran, Türkiye üzerinden Dünya’ya açılması konusunda mutabakata varılmıştı. Hint petrolleri yıllık 300 milyar dolar olarak tahmin ediliyordu.

İran ambargosunun kalkma ihtimali yüksek olmasından ve Irak- Türkiye Petrol antlaşması sonrası ABD ve İngiltere, para transferinin kendi bankaları ile yapılması konusunda İran ve Irak’a baskı yapmaktadır. Uyanık ABD, enerji kontrolünü masrafsız, hiç yorulmadan ve riske girmeden bankalar aracılıyla yapmak ve bu para transferinden kazanılacak katma değerleri ele geçirmek istemektedir. Tabi ki ABD menşeli bankaların hemen hemen hepsinin sahibinin, Yahudi asıllı olduğu aşikârdır. Dolaysıyla İsrail lobiler aracılıyla,  ABD Hükümetine, para transferini bırakması konusunda, sürekli Türkiye’ye baskı yapması için zorluyordu.

            Enerjiyi kontrol etmek, Dünya’yı kontrol etme hakkını elde tutmak anlamına gelmektedir’ demiştik. İşte bu kontrol sadece Halk Bankasıyla sağlanacaktı. Düşünün Halk Bankasıyla yıllık yaklaşık, 300 ile 500 milyar doların Türkiye’ye girmesi, Yeni Bir Dünya Gücünün ortaya çıkması demektir. Yılbaşında İran’la antlaşmadan hemen sonra yaklaşık Türkiye’ye 160 milyar dolar girecekti. Cari açığımız otomatikman kalkacak ve cari fazlamız 100 milyar dolar fazla verecekti. Evet, kaç haftadır üzerine bas bas bağırdığım ‘Yeni Bir Dünya Gücü’ Yeni Bir Dünya Gücü’ söylemim, iki hafta içinde gerçekleşecekti. Ama satılmış bazı mihraklar, dış güçlerin istihbaratının desteği ile, Türk Milleti’nin geleceğine darbe vurmak için kirli oyunlara girmiştir. Bu kirli oyun yolsuzluk soruşturması adı altında dikkatleri dağıtmak için birbiriyle alakası olmayan soruşturmaları aynı anda kanunsuz bir şekilde devreye koymuşlardır.

Gerçek hedef; Halk Bankasını ortadan kaldırarak, petrolle girecek paraları kendi bankaları aracılığıyla kontrol edip, Enerji Kontrolünü de sağlamak, Ortadoğu’da Yeni Bir Dünya Gücü üstelik Müslüman bir güç oluşmasını engellemektir.

Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, Ankara'daki Büyükelçilik binasında , Avrupalı diplomatlalarla buluştuğu yemekte, "Türkiye’ye Halkbank konusunu dile getirmiştik,sonuç alamadık. Şimdi imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz"  sözleri, operasyonun kimin talimatı ile yapıldığı apaçık ortadadır. Bu 28 Şubat’ta D-8’i kurarak Yeni Bir Dünya Gücü kurulmasına adım atan Refah Partisinin ortadan kaldırılmasıyla bire bir aynısıdır.

 Bizim satılmış bazı insanların, kim olursa olsun hangi cemaatten olursa olsun, kardeşim, babam olsun fark etmez, Halk Bankasının Milli Sırlarımız olan datalarını (verilerini) dışarıya deşifre ederek,  Türkiye’yi, Dünya gücü olma noktasında, Bankayı ortadan kaldırma çabalarını ne ile açıklanır. Üstelik bu Millete, iki elini açarak beddua eden cemaat, bu işin içinde ise onlara, asıl biz Türk Milletinin hiçbir hakkını helal etmiyoruz ve ABD,İsrail, İngiltere’den  farkınız olmaz bizler için. Bu yapılanlar küfre hizmet etmekten başka ne anlama gelmektedir? Önce Hakka sonra bu Millete savaş açıyorsunuz demektir. İsrail’in, ABD’nin, İngiltere’nin kısacası küfrün emirlerini yerine getiren kim olursa olsun onlardan hiçbir farkı yoktur.

Ama bu Millet korkmaz, cesurdur ve aklı ile Allah’ın izniyle bu kirli oyunları bozarak gerekli cevabı verecektir. Bize düşen gerçekleri somut olarak herkese göstermektir ve yaptığımız sadece görünmeyen realiteleri gözler önüne sermektir. Geçen hafta yazımızda belirttiğim Halk Bankasının ortadan kaldırmak için operasyon yapılacağını yazmıştım ve maalesef yazımızdan hemen sonra tevafuk operasyon gizli güçlerin destekleri ile başlamıştır.  Suçlular varsa cezalarını çeksin, inancımız ve ilkelerimiz onu emreder. Bu 28 Şubat’ta yapılanlarla birebir aynıdır. Yalan yanlış, eksik her şeyi yapılan bazı yanlışlarla harmanlayarak Millete sunmaları, Türkiye’nin geleceğine vurulan en büyük darbedir ve vatan hainliğidir. 

264168 defa okundu...
Diğer Yazıları

 

Facebook Sayfamız
YAZARLAR
VİDEOLAR
SON YORUMLAR
RASTGELE FIKRA

Mazeret

sürücü dikiz aynasinda kendisini izleyen polis aracini görünce kaçabilecegini düsünüp gazi kökler. ancak polisi silkeleyemedigini görünce pes ederek kenara çeker. polis arabadan çikip sürücünün yanina gelir ve sorar: -arkadas, çok yorgunum. bana mantikli bir mazeret gösterirsen seni birakip...
Yemek Tarifi

Vejeteryan Makarna(Başemelli Makarna)

vejeteryan-makarnabasemelli-makarna

Çiğ Börek

cig-borek

Menemen

menemen
Haber Arşivi Künye İletişim  |     |
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları saklıdır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
| Kullanim Kosullari | Gizlilik Politikasi