Hükümetten bir zam haberi daha geldi. Sigara ve alkollü içecekler ile cep telefonu ve motorlu taşıtlara yapılan ÖTV zammı artık vergilerin ne boyutlara ulaştığının bir göstergesi olarak önümüzde duruyor.
Sayın Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç Bey de televizyonda milletin kaç cep telefonu var diye sayıyor. Kendisinin zamanla ne kadar değiştiğini söyleyen Bülent Bey, biz üretemiyoruz cari açığımız azalsın diye zam yaptık demiyor da, millet arka cebinde iki telefon taşıyor, telefonla konuşmasını bilmiyor diyor.
Hayret ettim, Bülent Arınç gibi bir beyefendiden, “Göbeğini Kaşıyan Adam” misali bir açıklama çıktı. Ne demek millet telefonla konuşmayı bilmiyor? Sayın Arınç Bey, isterseniz bir telefon kullanma kursu açın da millete de öğretin. Ne oldu Ak Partinin millete yakınlığı? Nasıl oldu da milleti cahil yerine koydunuz? Bu cahil millet bu ülkede bir sürü partiyi gömmüştür hatırlatırım, %50 şımarığı gördüm sizi.
Zamlardan bozuk olan kafam, Sayın Bülent Arınç’ın bu laflarından sonra daha da bozuldu.
Bakın tarımsal üretim ülkede durma noktasına geldi, bu girdi fiyatları ile üretim her türlü zorlaştı. Özellikle bireysel hayvancılık tükenme noktasına yaklaşıyor. Siz hala dolaylı vergileri arttırarak vergi toplamaya devam ediyorsunuz. Bakın bu üçüncü döneminiz bu ülkenin kaderinde 12 yıl belki daha uzun süre etkili olacaksınız, yarın bunun vebali altından kalkamazsınız.
Ben soruyorum kendime, neden biz dünyanın en pahalı elektriğini, benzinini, mazotunu, telefonunu, kullanıyoruz diye?
Benim suçum güzel ülke Türkiye’de yaşamak mı? Türkiye’de yaşamanın bedeli bu mu? Ya bol bol dolaylı vergi öde ya da terk et mi yani?
İnanın sokaklarda Avrupa’ya değil, Gürcistan’a mı yerleşsek diye konuşulmaya başlandı. Bir kişiden değil artık çok kişiden duyuyorum bunu. Nede olsa Gürcistan’da hayat bedavadan biraz daha pahalıymış, benzin bile 2 TL. civarı merak ediyorum bizden pahalı petrol ürünü kullanan bir komşumuz var mı? Bence yoktur kesin araştırma ihtiyacı bile duymuyorum.
Ya biz delirdik, ya da bizi yönetenler deliriyor. Sanmayın Ak Parti gider de vergiler düşer, gelen oh ne güzel birazda ben arttırayım der. Nasılsa kimseden tepki yok.
Son söz, Eşeğe taşıdığı kadar yük vururlar. Giderse biraz daha vururlar.
Ne diyelim gittiği yere kadar.